Anasayfa | YAZARLAR | MEDYASAVAR | Muhalif oldukları için mi miatlarını doldurdukları için mi bertaraf oldular...

Muhalif oldukları için mi miatlarını doldurdukları için mi bertaraf oldular...

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
Muhalif oldukları için mi miatlarını doldurdukları için mi bertaraf oldular...

Yazarımız Medyasavar'dan çok önemli tespitler...

Bertaraf olmak ya da olmamak...

Fehmi Koru'nun bir süre önce ortaya attığı 'Bertaraf olacak gazeteciler' tabiri, büyük tartışma yaratmıştı.

'Bertaraf olacak gazeteciler' tartışması başlayınca, çoğunluk bu tabiri, hükümete muhalif yazarların meslekle ilişkilerinin kesileceği şeklinde yorumlamıştı...

Bu tartışmadan sonra, gerçekten, körü körüne, sert muhalefet yapan yazarlar Emin Çölaşan, Bekir Coşkun ve Oktay Ekşi gibi isimler, bir anlamda 'pasifize' oldular...

Ancak sonra anlaşıldı ki bu gazetecilerin, aslında hükümet tarafından değil, 'miatlarını doldurdukları için', artık patronlar tarafından istenmedikleri için bertaraf edildikleri anlaşıldı...

Aslında medya patronlarının, bu 'hormonlu' adamlardan kurtulmak için yıllardır fırsat kolladığı ortaya çıktı.

Ben, Turgay Ciner'in, Bekir Coşku'un Habertürk'le ilişkisinin kesilmesinin ardından yaptığı, "Onu hükümet istediği için değil, gazetemize gereken tirajı getiremediği için kovdum" açıklamasında samimi olduğunu düşünüyorum.

30-40 bin lira maaşlar, sekreterler, arabalar, şoförler, limitsiz harcamalar...

Bu yazarlardan elinizde 50 tane olduğunu düşünebiliyor musunuz? 

Geçenlerde 'içeriden' bir arkadaşım, Milliyet'teki 'kerameti kendinden menkul' dinozor yazarların tazminat tutarlarının, Milliyet'in şu anki ekonomik değerinden daha yüksek olduğunu anlattı. 

Sonra da "Aydın Bey, dinozorlardan kurtulmak için Milliyet'i bile vermeye razı ama satıştan gelecek para yetmeyeceği için gazeteyi satamıyor" demesi bana çok manidar gelmişti...

Medya sektörü çalışanları, son yıllarda ekonomik anlamda çok güç kaybetmelerine rağmen, üretmeyen ama oturdukları yerden devleti yönetme sevdasına kapılan bu kişiler, sürekli olarak güç kazandılar, şiştikçe şiştiler....

Ankara'daki belirsiz, darbe soslu siyaset, haberciliğe değil 'ilişkiye' endeksli 'hormonlu' gazeteci tarzının şişkinliğine olanak sağladı.

Patronlarını, "Ben olmazsam karton fabrikanıza ballı kredi alamazsınız" diye kandıran bu adamlar, Ankara'ya adam gibi, sağlıklı, istikrarlı bir hükümet gelince, deyim yerindeyse 'boşta' kaldılar...

Bende asıl şok etkisi yapanın, "Muhalif gazeteciler bertaraf olacak" derken, kendisini bu sınıfa koymayı aklının ucuna bile getirmeyen Fehmi Koru'nun da bertaraf olacağına yönelik dedikodular olduğunu belirtmeliyim...

Bekleyelim bakalım, bu hamur daha ne kadar su kaldıracak...

medyasavar@gmail.com

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Etiket:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

5.00