Anasayfa | YAZARLAR | CANKAT TURHAN | Demokrat basına çağrı: Ergenekoncu gazetecileri ikna etme ısrarından vazgeçin

Demokrat basına çağrı: Ergenekoncu gazetecileri ikna etme ısrarından vazgeçin

Yazı ebatı: Decrease font Enlarge font
Demokrat basına çağrı: Ergenekoncu gazetecileri ikna etme ısrarından vazgeçin

Cankat Turhan yazıyor...

Cankat Turhan’dan demokrat basına ve yazarlara çağrı:

MEDYANIN ERGENEKONCULARINI  İKNA ETMEKTEN VAZGEÇİN

Artık anlayın demokrat kalemler, haberciler! Doğan Medya grubu ve Çukurova grubundakiler, bazı yazarları tenzih ederek söylemek gerekirse- gazeteci değil, gazeteci kılığındaki şebeke hempalarıdır. Onlar asker içindeki derin çetelerin emirerleri, emir subaylarıdır. Servis elemanıdır onlar. Ergenekon’un iletişim uzmanıdırlar ve işlerini yapmaktadırlar. Bu gazeteci ve haberci kılıklı mini Ergenekoncuları ikna etmeye çalışmanın  bir anlamı yok.

CANKAT TURHAN

Demokrat basında neredeyse iki yıldır bir gayret var.

Ergenekon çetesinin varlığı hakkındaki kanıtları tek tek sergiledikten sonra bu kanıtlardan yola çıkarak bazı yayın organlarının yöneticilerini ve yazarlarını böyle bir çetenin varlığına ikna etme çabası olarak tanımlayabiliriz bunu.

İlk bir yılda sapla saman biraz birbirine karışmış gibiydi, Türkiye böyle bir olayla, böylesine acımasız ve vahşi bir çeteyle ilk kez yüzleşiyordu. Susurluk çetesi bile elde edilen bulgular ışığında değerlendirildiğinde onların yanında zemzem suyuyla yıkanmış gibi duruyordu.  Ama çete mensupları sürekli, ısrarlı ve “inançlı” olarak inkâr yoluna saptıkları için ve medyadaki  bazı destekçileri de “vah zavallılar, Türk ordusunun şerefli askerleri ile gazeteciler” tarzında sefil bir propaganda yöntemi yürüttükleri için bu gayreti ilk bir yıl içinde anlayışla karşılamak mümkündü.

Gelgelelim ikna edilmek istenen medyanın büyük kısmı önce bu çetenin marifetlerini görmezden geldi ve bunu yaparken de “Ortada sadece iddialar var, hüküm verilsin” gibi başka konularda hiç dikkate bile almadıkları sözümona “etik” bir anlayışın arkasına sığındı. Yaklaşık bir yıldır ise iş öyle boyutlara vardı ki sonunda bazı olayları ve gelişmeleri aktarmak zorunda kalmaya başladılar. Çünkü artık iş çığırından çıkmış, çetecilerin yaptıkları “saklama kabı”nın içine sığmaz olmuştu, taşıyordu her yandan. Ama bu seferde  “ikna olamayan medya” çetecilerin yaptığı gibi sürekli inkâr yolunu seçti. Buna bir de alay, hafife alma, yapılan bazı hataları büyüterek görmezden gelme gibi davranış biçimlerini ekledi.

Doğan Medya ve Çukurova medyanın yaptığı aslında bir psikolojik harekattı ve Ergenekon çetesinin paryalarının bile bildiği son derece tanıdık bir yöntemdi.

İşte bu yüzden bazı gazeteler, televizyon bültenlerinin haber yöneticileri yayın politikalarında onları en baştan beri Ergenekon medyası diye adlandırdı. Ama ne yazık ki demokrat basın onları ikna etme ısrarından hâlâ vazgeçmedi.

Ama  artık yeter!

Geçen gün Star gazetesinde Eser Karakaş nihayet çok güzel bir yazı kaleme aldı ve aylardır söylenmesi gereken sözü söyledi.

Konunun özeti şu: Doğan medya grubu ve Çukurova grubu yayın organları başta olmak üzere bazı yayın  çeteleri aslında Ergenekon şebekesinin servis elemanları gibi çalışmakta, bu şebekenin hukuki süreçten “sağ salim” kurtulmaları için tüm zekâlarını, çabalarını, entrikalarını ortaya koymakta.

Bunu artık görün lütfen.

Bu gazeteci ve haberci kılıklı mini Ergenekoncuları ikna etmeye çalışmanın, onları inandırma mücadelesine girişmenin, onları demokratlaştırma gayreti içinde olmanın bir anlamı yok. Onlardan işittiğiniz hafif demokratik bir duruşla sevinmeyin çünkü onlar kendilerine verilen bir AYAR ile derhal eski hallerine rücû ederler ve esas duruşa geçerler.

Onlar asker içindeki derin çetelerin emirerleri, emir subaylarıdır.

Boşuna uğraşmayın.

Yapılması gereken, iyi gazetecilik yapmak, iyi yayıncılık yapmak, onların kirli yüzlerini ifşa etmektir.

Çünkü bu gazeteci kılıklı kişilerin gazetecilikle uzaktan yakından ilişkisi bulunmamaktadır.

Bu yüzden hep söylüyorum artık Rasim Ozan Kütahyalı, Nazlı Ilıcak, Şamil Tayyar, Ferhat Kentel, Yıldıray Oğur, Mehmet Metiner gibi adlarını sayamayacağım birçok ismin ekranlara çıkıp Gün Zileli, Ümit Özdağ, Mehmet Tezkan, Can Ataklı, Ahmet Hakan Coşkun, Oray Eğin  gibi meczupları, çan çan bağırmaktan başka bir şey bilmeyen çığırtkanları ikna etmekten vazgeçsinler. Artık biraz ağır bir duruş gerektiriyor mesele.

Halkımız demokrasi düşmanlarının ve ahlaksızların kim olduğunu biliyor. Ve bu yüzden de her seçim döneminde alçaklara hakettikleri yanıtı veriyor.

Artık anlayın demokrat kalemler, haberciler.

Karşınızdakiler gazeteci değil, gazeteci kılığındaki şebeke hempalarıdır.

Servis elemanıdır onlar.

Ergenekon’un iletişim uzmanıdırlar ve işlerini yapmaktadırlar.

Taviz verdikçe, aramızdan birini kopardıklarını beyan edip kıs kıs gülmektedirler.

Hedef  bellidir artık.

 

Yorum beslemesine abone olun Yorumlar (0 gönderilen)

toplam: | gösteriliyor:

Yorum gönder

  • Kalın
  • Italik
  • Altı çizili
  • Alıntı

Lütfen resimde gördüğünüz kodu girin:

Captcha
  • Arkadaşına gönder Arkadaşına gönder
  • Sayfayı yazdır Sayfayı yazdır
  • Düz metin Düz metin

Etiket:

Bu yazı için etiket yok

Bu yazıyı oyla

0